Top 10 Best WebSite Builders

http://www.top10bestwebsitebuilders.com/how-to-create-a-website/business/webcom-vs-godaddy?utm_source=taboolaNI&utm_medium=bloomberg&a=2967

Web.com vs. GoDaddy: The Web Builder Giants

January 18, 2015
GoDaddy Website Builder

It doesn’t matter if you’re looking to launch a personal blog or want to start an online store: A vibrant, user-friendly website is a necessity for creating a strong online presence. With so many platforms promising to turn your website into an Internet sensation, it’s hard to know which one to trust. Some website builders are ideal for build-it-for-me personally designed sites, while others are better for creating DIY online storefronts. If you’re like many website creators, you’ve narrowed it down to the popular choices of Web.com and GoDaddy.com. Here are a few pointers for selecting between these website providers:

Stunning Professional Designs: Who Does it Best?

If web development and graphic design sound over your head, you can always have a professional build, design, and set up hosting for your site. Web.com calls this service “We Build It For You.”

Web.com Professional Services

With no upfront charge, the service includes a custom-made professional design with photos and text, setup of local Google marketing, a mobile site, and monthly website updates. GoDaddy has what it calls “Professional Services,” which include the design of a 5- or 20-page website and 30 minutes of updates per month. Web.com is a leader in professional web design, making it the best choice for users who truly want to enjoy a hands-off experience with their site. Having a professional team design and maintain your site frees up time to grow your business, see clients, or just enjoy your personal life.

The DIY Revolution: Which Builder Reigns Supreme?

Both Web.com and GoDaddy offer a DIY, or do it yourself, option for building a new website. This option is cost effective and allows for endless amounts of creativity, but it may be overwhelming for someone who doesn’t know much about firing up a content management system. If you consider yourself a bit Web savvy, however, then navigating the streamlined drag-and-drop editors might be right up your alley.

GoDaddy DIY website builder

Web.com has a three price tiers, with features that range from a free domain to a shopping cart that allows for online credit card payments. Similarly, GoDaddy has three tiers of DIY website creation services. Of the two platforms, Web.com has less expensive tiers of service and offers more capabilities for tracking clicks and operating an e-commerce operation. Both offer the use of pre-designed templates.

Getting Noticed: Who’s Savvier at Marketing?

Once your website is up and running, online marketing is essential to generate new visitors and continue to see an improvement in search engine ranking. Web.com offers online marketing as part of its “We Do It For You” service. Webs.com will submit your website to local directories and setup a Google Local account so you can be found online more easily by people in your market. GoDaddy doesn’t offer online marketing as a part of its website builder scheme, though it does offer a one-time free credit toward Bing and Yahoo search marketing.

Starting a website from scratch is daunting, but with the help of a platform like Web.com or GoDaddy, you can save a lot of time and energy. Most users will find the professional service worth the expense, particularly if they are running a small to medium-sized business. A website builder that does the work for you saves a lot of stress and effort, and professionals are better able to optimize your site to encourage more website visitors. While both Web.com and GoDaddy have their advantages, Web.comoffers comprehensive professional services that leave little for you to do but reap the benefits of your new online presence.

See how all of Web.com and GoDaddy’s features line up in our dynamic website builders comparison chart .

Next Article >
< Previous Article

– See more at: http://www.top10bestwebsitebuilders.com/how-to-create-a-website/business/webcom-vs-godaddy?utm_source=taboolaNI&utm_medium=bloomberg&a=2967#sthash.BNtKbHjf.dpuf

Ürün Tanıtım, Web Design içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yerli uçak için GE ile beraber çalışıyor

TSK’nın kullandığı insansız hava aracı Heron’ların bakımını, yedek parçalarının tasarımını ve imalatını gerçekleştiren TEI, yerli uçak motoru üretmek için General Electric uçak motorunun (GE Aviation) tasarım ekibi ile beraber çalışıyor.

heron

Türkiye’de uçak motorları tasarlamak ve bu alanda hizmet sağlayacak kalıcı bir sanayi oluşturmak için yola çıkan TUSAŞ Motor Sanayi AŞ (TEI), bu hedefi doğrultusunda General Electric uçak motorunun (GE Aviation) tasarım ekibi ile beraber çalışıyor.

Eskişehir ve çevresinde binlerce kişiye istihdam sağlayan TEI, sektörün önde gelen motor üreticilerine hizmet veriyor. TEI’nin nihai hedefi ise, kurumu yerli uçak motorları üretebilecek bir yapıya kavuşturmak.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterinde kullanılacak insansız hava araçlarının (İHA) motorunu üretmeyi planlayan TEI, bir süredir TSK’nın kullandığı Heron’ların bakımını, yedek parçalarının tasarımını ve imalatını gerçekleştiriyor. 2 yıl içerisinde yerli üretim motorlara sahip İHA’ları TSK’nın kullanımına sunmayı hedefleyen TEI’nin bir sonraki hedefi ise, bu ürünleri yurt dışına da satmak.

Yerli yapım uçaklar üretmek Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri gündemde olan bir konu. Bu hayali gerçekleştirmek için ilk adım Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılmış, 1925 yılında Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi (TOMTAŞ) kurulmuştu.

TOMTAŞ çeşitli aksaklılardan dolayı ilk üretimine 1936’da başlamış ve sonraki dönemde bu sektöre verilen önemin azalması neticesinde bu fabrikadan beklenen verim alınamamıştı.

Teknoloji içinde yayınlandı | Tagged , , | Yorum bırakın

Atatürk’ün Gizlenen Mektubu

http://www.milliyet.com.tr/2001/04/09/guncel/gun01.html

Tarih içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Blue Bird’s Noni Purnomo: High Flyers

Noni Purnomo

0x600

43
Vice President, Business Development
Blue Bird Group
Indonesia
Purnomo is being groomed as a possible successor to her father, H. Purnomo Prawiro, president director of this taxi, logistics and property company founded by her grandmother in 1972 with 25 cabs; today it has 26,000.

http://www.forbes.com/pictures/fdgk45ehge/noni-purnomo/

http://www.bloomberg.com/news/videos/b/589797a4-26d9-4659-87cb-27ce38891bd9

Bloomberg HT’de Haslinda Amin’in misafiri Blue Birds adlı Endonezya’lı taksi ve lojistik firması Vice President’i Noni Purnomo. Kurumsal taksi hizmetleri uluslararası işletme kuralları çerçevesinde veriliyor. 1972’de nin esitarafından 25 taksi ile kurulan firmanın bugün 26000 taksisi var.

Ödül ve Ceza Sistemi: İş başvurularının %40’ı olumlu sonuçlanıyor. ilk 3 ay içinde de işi bırakanlar oluyor. 5-6 aydan sonra personel stabl hale geliyor. Aracındaki kayıp eşyaları teslim edenlere ailelerinin de katıldığı törende ödül veriliyor ama asla para ödülü verilmiyor (Gerekçe:Faziletin mükâfatı para olamaz) . Eğer bir müşteri arayıp da takside bir şey unuttuğunu söylerse, ayrınıtılı takip sistemi sayesinde, söz konusu saatte ilgili güzergâhda hangi taksinin olduğu bilinmektedir.

Rekabet ve Rakiplerle İlişkiler: 

MIS içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Organizasyonlarda Ünvan Konusu

http://karenstitusu.org/tr/makaleler/organizasyonlarda-unvan-konusu/63

MIS içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Unreal Engine

https://www.unrealengine.com/what-is-unreal-engine-4

virtual reality & game engines içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Akademik Problemler Üzerine İki Makale

http://meren.org/blog/imece-usulu-bilim-cinayeti-konferanslari/

http://meren.org/blog/turkiyenin-akademik-problemleri-nasil-cozulur/

Sosyo Politik içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Apple’ın hikayesi ve Alan Turing

http://t24.com.tr/haber/applein-hikayesi-ve-alan-turing,62948

Bilgisayarın babası Alan Turing’in İngiliz yargıçlarının gözünde affedilmez bir ’suçu’ vardı. Homoseksüeldi!

 A +

T24 – “Özür dileriz Alan, sen çok daha iyisine layıktın.” Bilgisayarın babası, yapay zekayı hayal eden dáhî matematikçi, İkinci Dünya Savaşı’nın gidişatını değiştiren ulusal kahraman Alan Turing’in, İngiliz yargıçlarının gözünde affedilmez bir ’suçu’ vardı. Homoseksüeldi! Pamuk Prenses gibi elmayı ısırıp uyumaya karar verdi…

Alan Turing’in adını duymadıysanız, kabahat sizde değil. Büyük adamlar için anıtlar, heykeller diken (Paris’te, Fransız aydınlarının yattığı kiliseden bozma anıt-mezar Panthéon’un cephesinde ’Vatan büyük adamlara minnettardır’ yazar); sanatçıların, bilim insanlarının adını kamu binalarına, caddelere veren Batı ülkeleri, Alan Turing’in adını yıllarca sanki unutturmaya çalıştı. Daha doğrusu, Time dergisinin 1999’da ’20’nci yüzyılın en önemli 100 insanı’ listesine aldığı, her yıl adına (bilgisayarın Nobel’i sayılan) bir bilim ödülü verilen, bilgisayarın mucidi, yapay zekánın önemini ilk anlayan dáhî matematikçi Alan Turing’i değil, ona yaptıkları ayıbı unutturmaya çalıştılar.

Ama sonunda, İngiltere Başbakanı Gordon Brown, bilgisayar uzmanı John Graham-Cumming’in girişimiyle toplanan 30 bin imzaya ilgisiz kalamadı ve eylül ayında kamuoyunun önünde, dáhî bilim insanına reva görülen ‘korkunç muamele’ için ’hükümeti adına’ özür diledi.

Alan Turing, 1952’de ’alenî ahláksızlık’ iddiasıyla yargılandı.
Suçu (!) homoseksüel olmaktı. 

Turing’e 2 yıl hapis, yahut ’kadın hormonuyla tedavi’ yani kimyasal kısırlaştırma cezası verildi.

’Elmayı zehir dolu suya yatır ki uyutan ölüm içine sızsın!’

Dáhî matematikçi ikinci şartı, yani hormon iğnelerini tercih etti. Önce iktidarını kaybetti, sonra göğüsleri büyüdü ve (1948 Olimpiyat Oyunları maraton elemelerine katılacak kadar iyi bir atlet olan) Turing’in vücudu deforme oldu. Tedavinin birinci yılında, hamsin yortusunda, her gece yaptığı gibi bir elma yedi ve yatağına uzandı. Elmaya siyanür enjekte etmişti. Bir daha uyanmadı.

Efsaneye göre, Pamuk Prenses ve Yedi Yüceler, dáhî matematikçinin en sevdiği masallardan biriydi; Turing, arkadaşlarınının önünde, masaldaki cadı-kadının sözlerini ve sesini taklit etmeyi çok severdi: ’Elmayı zehir dolu suya yatır, ki uyutan ölüm içine sızsın!..’

Turing nazilerin Enigma’sını kıran bir ulusal kahramandı

Oscar Wilde’ı hapiste çürüten, Alan Turing’i utançtan ölüme gönderen kanun, İngiliz yasalarından ancak 1967’de çıkarıldı. İskoçya ve Ulster’de ise 1980’de. İngiltere Başbakanı, yaptığı açıklamada ’eşcinsel düşmanı bu yasanın kurbanı binlerce homoseksüelden ve kanun karşısına çıkarılmak korkusuyla yaşayan milyonlardan’ da özür diledi.

Bu insanlık dışı cezaya çarptırılan Turing’in diğer kurbanlardan bir farkı vardı. Turing bir matematik dehası ve çok önemli bir bilim insanı olmanın yanısıra, bir ulusal kahramandı:

“Olağanüstü katkısı olmasaydı, İkinci Dünya Savaşı’nın tarihi çok farklı yazılırdı, demek abartılı olmaz” diyordu Brown, “Bir birey olarak, katkısı savaşın gidişatını değiştiren bir kaç insandan biriydi.”

Turing, nazilerin efsanevi kripto makinası Wehrmacht Enigma’yı çözmeyi başarmış, böylece müttefikler savaş sırasında Almanlar’ın şifreli mesajlarını okuyabilmişler ve Atlantik Savaşı’nda üstünlüğü ele geçirmişlerdi. Ancak, bu gerçek, 30 yıl boyunca ’devlet sırrı’ olarak saklandığı için, duruşmada Turing’in savunmasında yer almadı, hatta aleyhine işledi.

Zaten Turing kendini savunmayı da beceremedi. Beceremezdi.

16 yaşında Einstein’ın bir kanununu ispatladı

Alan, Hindistan’da görevli bir devlet memurunun ikinci çocuğuydu. Annesi babası binlerce kilometre uzaktayken, genelde bütün sömürge memurlarının çocukları gibi, İngiltere’de bir bakıcı ailenin yanında büyüdü. O kadar utangaç ve sıkılgandı ki, devlet okuluna uyum sağlayamadı. Kötü bir talebeydi. Okuldan atılmasını, matematiğe olan olağanüstü kabiliyeti engelledi. 16 yaşında, Einstein’in izafiyet teorisinin en karmaşık kanunlarından birini, kimsenin yardımı olmadan ispat etmeyi başarmıştı. 1929’da platonik bir aşkla tutulduğu, fen dehası bir sınıf arkadaşı ölünce, teorik matematik ve hemcinsleri Alan’ın en büyük tutkusu haline geldi.

Cambridge’deki saygın King’s College’den sonra (Einstein’in katılımıyla bilim dünyasının incisi haline gelen) Princeton’da okuyan Turing, bilimsel araştırmaları ve yayınlarıyla kısa sürede ve çok genç yaşta uluslararası bir şöhret kazandı. Ama dengesiz karakteri ve tutarsız davranışları Turing’in hayatını zorlaştırmaya devam etti.

1936, hem Turing hem bilim dünyası açısında hayatî bir yıl oldu.

Turing, bazı matematik problemlerinin çözümsüz olduğunu ispatlayarak, dönemin en önemli bilimsel tartışmalarından birine son verdi. Yayımladığı tarihî bir bilimsel makalede teorik ve matematiksel temellere dayalı bir ’sanal makine’den söz ediyor ve ’her türlü matematiksel hesabın bu sanal makineyle yapılabileceğini’ öne sürüyordu. 1950’deki ikinci bir makalede ise hesaplama mekanizması ve (yapay) zeka ile ilgili tartışmalara cevap veriyordu.

Bilgisayarın anası kabul edilen ve bilim tarihine ’Turing Makinesi’ olarak geçen bu ’sanal makine’ bilgisayar ilminde çok önemli bir merhaledir. ’Bu iş için programlanması halinde insan zekasının yapabileceklerini yapan bir makine’ yani bilgisayar fikri böyle doğmuş ve kabul edilmiştir. Yine makinelerin (mental mekanizmasını taklit etmeyi başarırsa) insan gibi ’zeki’ olabileceğini düşünen ve yazan Turing’dir. Turing teorik mantık ile fizik uygulamalar arasında köprü atmayı başarmış bir bilim insanıdır.

İkinci Dünya Savaşı, Turing’e devrim niteliği taşıyan fikirlerini tatbik etme imkanı verecekti. İngiliz istihbaratının Oxford ile Cambridge arasındaki Bletchley Park’taki ’şifre merkezi’nde görev aldı. 1939’da, binlerce, milyonlarca insanın hayatını kurtarabilecek, ama neredeyse imkansız bir çalışmaya verdi kendini: Mantık dehası ile mekanik bilimini bir araya getirerek, Almanlar’ın efsanevi kripto sistemi Enigma’yı çözmek, böylece gizli mesajların deşifre edilmesini sağlamak. Bunun için, Turing’in bir ’şifre çözme makinesi’ geliştirmesi gerekiyordu. Her gün, Enigma’nın 159 milyar kere milyar olası anahtarı arasından hangisinin o günkü kriptoyu çözmeye yarayacağını bulacak bir ’mucizevî’ makine! Turing, 1930’larda Polonya’da yapılan matematik araştırmalarının buluşlarından yararlandı. 1941’de ‘Turing Bombası’ denilen bir metre yüksekliğindeki ’dolapları’ geliştirdi. Bu makineler, Alman genelkurmayı ile Atlantik’teki denizaltılar arasındaki şifreli yazışmaları bir iki saat içinde çözmeyi başardı.

Dünyanın kaderini değiştiren bu akılalmaz başarının arkasında, 30 yaşlarında bir bilim insanı vardı. Bletchley Park’ta kimse bu genç adamın ’dahilere has tuhaflıklarını’ yadırgamıyordu: Turing, pazar günleri bisikletle kırlarda gezmeye çıkarken, saman nezlesinden korunmak için gaz maskesi takıyordu mesela. Davranışları bir garipti; lafların yarısını yuttuğu için ne dediği iyi anlaşılmıyordu. Pantolonunu tutmak için beline bağladığı ip de bir tuhaftı. Ama, Turing’in biyografisi yazan Andrew Hodges’un dediği gibi “Burası (Bletchley Park) İngiltere’nin en iyi matematikçilerinin çalıştığı gizli bir üniversite gibiydi. Burada kimse birbirinin yaşı, sosyal sınıfı, diploması, hal ve davranışları gibi yüzeysel şeylerle ilgili değildi. Önemli olan tek şey, kafasının nasıl çalıştığıydı.” Ayrıca, savaşın bütün sıkıntılarına rağmen, İngiliz Hükümeti de bilim adamlarının işini kolaylamak için elinden geleni yapıyordu. Bir parça mı eksik, bütçe mi bitti? Turing (yapılan çalışmaların ne kadar önemli olduğunu herkesten iyi bilen) Başbakan Winston Churchill’e bir mesaj gönderiyor ve sorun çözülüyordu.

Normale dönüş onun sonu oldu

Ancak savaş kazanılıp, günlük hayatın rutinine, idari aksaklıklara, sosyal hoşgörüsüzlüğe geri dönüldüğünde, Turing için zor günler yeniden başlayacaktı. ’Yapay beyin yapmak’ konusundaki çalışmaların sürüncemede kaldığını düşünerek Londra yakınlarındaki bir merkezde yürütülen ’bilgisayar’ projesini terk etti; Manchester’deki bir projeye katıldı. İnsanın oluşumu ve insan beyninin işleyişi konusundaki araştırmaları ’gülümsemelere’ yol açtı. Oysa, biyologlar, dáhî matematikçinin içgüdüsünün ne kadar güçlü olduğunu ve bir çok alanda haklı çıktığını takdir etmeye başlamışlardı. Ancak, bilim insanı olarak konuşurken, makale hazırlarken, Turing’in kendini ifade etmesini (ve dolayısıyla anlaşılmasını daha da) zorlaştıran, savaş sırasındaki çalışmalarının ve buluşlarının ’devlet sırrı’ kapsamına girmesiydi.

Bu sırrın korunması bahanesiyle, İngiliz gizli servisi Turing’in ’özel hayatını’ (!) kurcalamaya başladı. Soğuk Savaş yıllarında ve McCarthycilik’in (2) anglosakson dünyasını sarstığı günlerde, elinde batı dünyasının savunmasıyla ilgili bu kadar önemli bilgiler olan, homoseksüel (ve sorunlu) bir bilim insanının, batı istihbaratının ’zayıf halkası’ olmasından ve Sovyet ajanları tarafından kullanılmasından korkuluyordu. ’Alenî ahláksızlık’ suçlamasıyla hákim karşısına çıkmasına sebep olan fırtınalı duygusal ilişkileri, bilimsel çalışmaları konusunda (devlet sırrıyla bağlı olduğu için) ağzını açmazken, hiçbir zaman gizlemediği cinsel hayatıyla ilgili sırlarını alenen yargıçlara açması, şüpheleri ve yanlış anlaşılmaları daha da güçlendirdi.

Hakkındaki iğrenç mahkeme kararından sonra, devlet sırlarını faş etmesinden korkulan Turing iki kez yurt dışına çıktı ve şüpheli yabancılarla ’macera’ yaşadı. Bu onun, kendisini mahkûm eden ve aşağılayan İngiliz toplumuna karşı, siyanürlü elmayı ısırmadan önceki son başkaldırısıydı.

Apple’ın ısırılmış elması

Bilim insanları bu büyük dáhînin değerini bildi ve onu asla unutmadı. Hatta, bilgisayar dünyası doğumunun 100’üncü yıldönümü olan 2012’yi Alan Turing Yılı olarak kutlamaya hazırlanıyor. Sanal dünyayla pozitif bilimin, soyut ile gerçeğin kesiştiği hatta ayrılmaz bir bütün olduğu içine kapalı dünyasında, çocuklar gibi, masal ve çizgi film düşkünü olan Alan Turing, şirketin bütün yalanlamalarına rağmen Apple’la ilgili susmak bilmeyen bu ’şehir efsanesini’ duysaydı, herhalde çok severdi: Rivayete göre, Apple’in kurucuları, insanlığın kıymetini bilmediği, acı çektirdiği ve öldürdüğü bu bilgisayar dehasına olan hayranlıklarından, şirket logosu olarak ISIRILMIŞ BİR ELMA seçmişti! Bu logonun niye ’gökkuşağı’ renklerinde (!) olduğu da ayrı bir soru tabii ki…

Yapay Zekâ içinde yayınlandı | Tagged | Yorum bırakın

Mobil Application Development Platforms

http://phonegap.com : crossplatform

http://www.appcelerator.com

http://www.networkworld.com/article/2286706/4g/10-top-mobile-application-development-platforms.html

http://mashable.com/2013/12/03/build-mobile-apps/

 

Software Development içinde yayınlandı | Yorum bırakın

What is your most used JS library? Besides jQuery.

Have something to say? Join LinkedIn for free to participate in the conversation. When you join, you can comment and post your own discussions.
Mark H.

Lover of tech, Programmer in the making.
Top Contributor
Like Comment (35) Share 2 days ago
Comments
Julian E., Angel Manuel C. and 1 other like this
35 comments Jump to most recent comment
Daniel K.
Daniel
Daniel K.
Lead Front-End Developer at Bradbury Lab
Top Contributor

Bacon.js as a weapon against callback hell, and for greater events management.
Rubens P.
Rubens
Rubens P.
Desenvolvedor Front-End na ExceedLabs

Leaflet🙂
Joel L.
Joel
Joel L.
Software Developer
Top Contributor

Knockout.js is definitely one of my favorites !
Yury S.
Yury
Yury S.
Senior Software Developer at IHS

KnockoutJS and AngularJs
Michał D.
Michał
Michał D.
Software Engineer w Schibsted Tech Polska

Lodash.js as utility lib
Andrei T.
Andrei
Andrei T.
Front End Developer – CTC

AngularJS .. For the easy way of building the interface..
Pieter W.
Pieter
Pieter W.
Web hacker bij i-Aspect B.V.

less as possible, i love native (oop) javascript, and modern browsers can more with native javascript and css than you think.
Claudiu L.
Claudiu
Claudiu L.
Freelance Senior Front-end Developer

@Pieter wait a bit till you’ll find at least a medium project and you’ll soon realize that you need a framework.

I use plain javascript on small projects (with a custom setup) and Backbone on bigger ones.

I really hate that Google is supporting Angular (being the one who created it) and it doesn’t give a fair chance to the front-end community to choose the best framework for the ages (instead they shove Angular down our throats). We (as a community) spent a lot of time clearing the css from html (inline styling) and separating taks into their individual files… and after all these years Angular (to be read Google) comes and fill all the html with script logic (it isn’t even javascript – just some conventions that are useful only in the context of this framework). I can’t tell anymore where the html end and the “scripting” begins.

I’m dreaming of a world with Backbone on top of plain (vanilla) javascript…
… am I naive ? … will we have to get rid of (front-end) common sense ?
Nicholas S.
Nicholas
Nicholas S.
Software Engineer at Sightcall

Ember-cli is an alternative to angular that I like
Sarah H.
Sarah
Sarah H.
JavaScript software engineer

Lodash, and Backbone with Marionette.
Maxime A.
Maxime
Maxime A.
Web Engineer chez Critizr

Underscore, backbone, moment,
Veit L.
Veit
Veit L.
Senior Frontend Developer at SinnerSchrader

@Claudiu, I agree on the 2nd part of your post. Everybody uses Angular, almost nobody understands the way it works. The ones who understand it don’t want to use it. There are better alternatives. Depending on your needs, backbone might be one, React.js might be one, and vanilla JS might also be one. Ampersand might be interesting for folks who think modular and like Backbone and vanilla JS.

Back to the OP, I’d say that underscore and lodash are a good candidate for the 2nd most used library. They’re also popular in node.js projects.

I hope it’s not Angular, because I feel that there are far better ways to build complex logic. I like the React.js way, and there are already several other similar libraries/frameworks, e.g. Ractive or mercury (by Raynos).

In the end: Don’t simply use the framework that everybody uses. Things are changing too fast for that. I understand the insecure feeling this causes, but it’s always best to understand the basics and then choose something predictable, i.e. simple.
Nicholas I.
Nicholas
Nicholas I.
Director at Cusial

Backbone / Marionette
Matt Y.
Matt
Matt Y.
Front-End Developer at Arkade Digital

Angular.js, Require.js, Underscore.js, moment.js
Mark H.
Mark
Mark H.
Lover of tech, Programmer in the making.
Top Contributor

Thank you everybody for your awesome input!
肖.云孝
肖.云孝
肖.云孝
FE at Baidu, Inc.

Require.js,Underscore.js,Raphael.js,BackBone.js and Angular.js

Ayoub
Ayoub S.
Développeur C++

WAF ( wakanda.org )
Gediminas B.
Gediminas
Gediminas B.
Pensioner at n/a – currently unemployed

AngularJS+jQuery+underscore
Carlo B.
Carlo
Carlo B.
Web Developer at Photosi

Requirejs + backbone + rivetsjs
Arseni P.
Arseni
Arseni P.
Software Engineer – EPAM Systems

Q, Requirejs, underscore, backbone
Lowe B.
Lowe
Lowe B.
Lead Front-End @ Feedeo

AngularJs, Ember, lodash/underscore.
Ilya D.
Ilya
Ilya D.
Software Developer at SWD Factory

AngularJS or RequireJS.
Galina S.
Galina
Galina S.
Software Engineer and Owner at Crafity

Knockoutjs as a library. Angular is a framework.
Pawel J.
Pawel
Pawel J.
Ruby on Rails Developer at Fibrotrust

backbone and marionette, ember too
Dima R.
Dima
Dima R.
Front-end Developer at Wix.com

Lodash, angular
Roman S.
Roman
Roman S.
Senior software Engineer, Parallels

Knockout.js, require.js
Ilyas F.
Ilyas
Ilyas F.
frontend developer – ICL KAZAN

ExtJs
Tatiana P.
Tatiana
Tatiana P.
Graphic Designer / Web Designer / Web Developer / SEO / SEM presso Eta Beta srl

Mustache.js
Benjamin F.
Benjamin
Benjamin F.
Software Engineer
Top Contributor

Lodash.js / Underscore.js I prefer Lodash,js
Rubens P.
Rubens
Rubens P.
Desenvolvedor Front-End na ExceedLabs

Remember folks, Angular, Backbone, Maria, etc, aren’t libraries, but frameworks.🙂
Mark H.
Mark
Mark H.
Lover of tech, Programmer in the making.
Top Contributor

Rubens thank you for the clarification🙂
Henadz Y.
Henadz
Henadz Y.
Any at N/A

RxJS
Matteo S.
Matteo
Matteo S.
Full Stack MEAN Developer presso LinkMe s.r.l.
Top Contributor

As library Lodash and BootstrapUi (Angular port of Bootstrap’s components)
David K.
David
David K.
Web UI Engineer

I’m surprised that no one has mentioned a testing library like qunit or jasmine or mocha ~ “code that isn’t tested doesn’t work” (said Kent Beck, I think).

mocha is my “most used library”
Dumitru U.
Dumitru
Dumitru U.
Co-Founder and Developer of Limitlesslane LLC

curl.js as a good alternative to require.js

javascript içinde yayınlandı | Yorum bırakın